Çok düşündüğüm, ve aslında herkesin aklına bir kere takılan bir olaydır sanırım bu. Hayatımızın aslında bir seçimler bileşkesi olduğu... Ne, nasıl, nerede ve ne zaman olduğumuz tamamen önceki seçimlerimiz sonucunda oluşuyor. Hayatımız bir olasılıklar topluluğu ve yaptığımız her seçim bir parçasını imkansız kılıp gelecek kümesinden birşeyleri çıkartıyor.
Öyle büyük hareketler de değil aslında, ufacık bir hareketin yaratacağı x kişisiyle etkileşim, o etkileşim sonucunda ortaya atılan bir laf, o lafın getirdiği fikirler sonrası değişen düşünce yapısı ve zamanlar, başkalarıyla konuşurken ilk aklınıza gelen ve başka seçimler yapmanıza yön veren seçimler.
O ufak hareketin aslında siz kaynaklı olmasına bile gerek yok. 2 arkadaşınızın kavga edip küsmesi yüzünden 2 farklı masa arasında seçim yapmanız gerekebilir. O gün eve hiç ekmek alınmamış olması sizin bakkala gitmenizi ve önemli bir konuşmayı kaçırmanızı sağlayabilir. Dün yaşanan önemli bir olayın televizyonda izlediğiniz programın yayınını keserek haber verilmesi sizin zevkinizi yok edebilir ve o programı yarım bırakmanızı, üstelik yarın sabah o program hakkında yapacağınız muhabbeti yapamadığınızdan başka bir konudan bahsedip saçmalamanızı, o saçmalama yüzünden arkadaşınızın sizinle dalga geçmesini sağlayabilir. Örnekler o kadar çok ki aslında.
Fakat ne olursa olsun, önemli olan yaptığımız seçim sayesinde dimdik ayakta durabilmek. Az sonra gireceğiniz sınava dün hiç çalışmamayı tercih ettiyseniz (o günkü en önemli dönem dersinin sınavına çalışmışsınız çünkü -ve geçtim o dersi :P) sınav öncesi "Niye çalışmadım yaa?" değil, "Çalışmadım ve bu benim kendi kararımdı" demeyi bilmeli, ardından hayatınıza olduğu gibi devam etmelisiniz.
Bugün sabahtan beri bu konu aklımdaydı aslında. Ve dikkatli bakınca, günümü normal bir günden farklı hale getiren bir sürü farklı seçim yaptım aslında... Ancak her insan gibi öyle olmasaydı ne olurdu diye düşünmüyor değilim, hem de seçimi yaptıktan hemen sonra. Yine de dimdik ayaktayım.
Siz siz olun, bu seçimleri düzgün yapın. Kendi hayat kümeniz sizin ellerinizde...
19 Mart 2008 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
4 Kişi Ne Demiş:
Kelebek etkisi demişsin yani? Gerçekten de ince düşününce kafayı yedirtecek olaylar silsilesi hayat dediğin. Kaç kişiyiz, 6 milyar? 6 Milyar tane dünya var demek bu. oy oy oyy...
Aaa, Zer0 bloguna birşeyler yazmış?! OMG!!
Ayrıca kelebek etkisi diye ben diyecektim ki, otto benden önce davranmış.
İzlemediysen izle zer0can, güzel filmdir kelebek etkisi... Tam şu dediklerini görebilirsin filmde. (Gerçi mantık hataları sürüsüne bereket, bu tarz her filmde olduğu gibi. :P)
İzledim tabii izlemem mi. Benzer filmler izledim ya, zaten herkesin aklına gelmiş dememin sebebi oydu.
Hımm, kelebek etkisi?
Bu durumda her lafımızdan önce, o lafın veya hareketin başkaları üzerinde ne gibi değişikliklere yol açacağını düşünmemiz gerekiyor. Lafın değişiklikleri ve getirilerini planlamamız gerekiyor. Aynı satranç oyununda olduğu gibi.
Ama şu kelebek etkisini umursamıyorum ben. Zira demin yazdığım gibi düşünmeye çalıştığım bir an olmuştu ve kafayı sıyırmak üzereyken bırakmıştım.
Kelime doğrulamasını kaldırsan iyi olur Zer0.
Yorum Gönder